Cinsellik Halâ Tabu

Çiftler Cinsel Sorunları Konuşmuyor
Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozukluğu Merkezi´ne bir yılda başvuran 600 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, kadınlarda en sık görülen sorun vaginusmus, erkeklerde ise sertleşme problemi. Araştırma sonucuna göre yüzde 75´i evli olan kişiler cinsel sorunları eşleriyle konuşmaktan kaçıyorlar ve hekime başvurmak için yıllarca bekliyorlar. Cinsel sorunlar, evliliklerin ve birlikteliklerin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesini engelleyen en önemli etkenlerden biri. Hem özel yaşamı, hem de sosyal yaşamı olumsuz etkileyen cinsel sorunları yaşayan kişiler toplumsal tabular nedeniyle hekime başvurmakta zorlanıyorlar. Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi´ne 2000-2001 yılları arasında başvuran 600 hasta üzerinde yapılan bir araştırmada da cinsel sorunlarla ilgili önemli bilgiler elde edildi. 29-31 Mart 2002 tarihleri arasında İstanbul´da yapılan 4. Ulusal Cinsel İşlev ve Bozuklukları Kongresi´nde sunulan araştırmanın sonuçlarına göre, erkeklerde en sık görülen sorunlar sertleşme bozukluğu ve erken boşalma.

Sık Görülen Sorunlar
Veriler erkeklerin yüzde 48´inde sertleşme bozukluğu ve yüzde 40´ında da erken boşalma sorunu gözlendiğini ortaya koyuyor. Kadınlardaki cinsel sorunlarda ise ilk sırada yüzde 65 ile vaginusmus yer alıyor. Vaginusmusu yüzde 19 ile “cinsel istek azlığı” , yüzde 9 ile “orgazm bozuklukları” izliyor. Araştırma sonucuna göre, cinsel sorunu olanların yüzde 75´i evlilerden oluşuyor.  Başvuran kişilerin ortalama evlilik süresi ise yedi yılı buluyor. Yapılan karşılıklı konsültasyon, tetkik ve değerlendirmelerin sonrasında olguların yüzde 95’ine en az bir cinsel işlev bozukluğu tanısı konurken yüzde 5´inde herhangi bir cinsel işlev bozukluğu saptanmadı. Başvuran kişilerin yüzde 18´inde iki, yüzde 3´ünde ise üç ayrı   cinsel işlev bozukluğu olduğu belirlendi.

Eğitim Düzeyi Yüksek
Prof. Dr. Ferruh Şimşek, “Başvuran kişilerin eğitim düzeyi Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına rağmen cinsel sorunları uzun yıllardır yaşadıklarını saptadık” diye konuştu. Hastaneye başvuran kişiler üroloji, psikiyatri ve jinekoloji uzmanlarından oluşan bu alanda uzman bir ekip tarafından değerlendirildi. Başvuranların yaşları 14 ile 81 arasında değişti.Yaş ortalaması 36 olan kişilerin yüzde 69´unu erkekler, yüzde 31´ini ise kadınlar oluşturdu.

Sorunlar Kabullenilmiyor
Merkezde yapılan görüşme ve değerlendirmelerde, cinsel sorun yaşayan kişi ya da çiftlerin bu sorunları uzun zaman kabullenmekte güçlük çektiklerinin gözlendiğini belirten Prof. Dr.Ferruh Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: ”Yaşadıkları  cinsel işlev bozukluğunu zorlu yaşam koşulları, iş stresi, yetişme koşulları ya da eşlerinin hataları ya da anlayışsızlığı gibi kendilerinin dışındaki etkenlere bağlamaya çalıştıklarını gördük. Ortada bir cinsel sorun olduğu kabullenildikten sonra da ne yazık ki, uzun süre sorunun eşler arasında bile konuşulamadığı, tedavi ya da çözüm arayışına girilememiş olduğu gözlendi. Uzun süre tedavisiz kalan ve yıllar boyu sürüp giden cinsel sorunların çiftin yaşamında yeni sorunlara yol açacağı bir gerçek. Bunların başında kişinin kendisinde ya da eşinde başka cinsel işlev bozukluklarının da tabloya eklenmesi geliyor. Bu da sorunun ağırlaşması anlamına geliyor. Çiftin ilişkisinin ve iletişiminin bozulması ve çeşitli evlilik sorunlarının ortaya çıkması, giderek kişide ya da eşinde depresyon gibi çeşitli psikiyatrik hastalıkların belirmesi de yine sık görülen ek sorunlar arasında yer alıyor.”

Vaginusmus Sorunu
Araştırmanın bir başka önemli sonucu da vaginusmusun en önemli başvuru nedeni olması. Acıbadem Hastanesi uzmanlarına göre, toplumumuzda aslında kadınlarda cinsel istek azlığı, orgazm güçlükleri ya da cinsel doyumsuzluk gibi yakınmalar vajinismusa oranla daha sık görülüyor. Ancak vajinismusun en sık başvuru nedeni olmasının kaynağında çiftin çocuk sahibi olma arzusu yatıyor. Kadınlarda vajina girişindeki kasların psikolojik nedenlerle kasılması sonucu cinsel birleşmenin gerçekleşememesi ile karakterize “vajinismus´ evlilik yaşamını ciddi biçimde tehdit ediyor ve bu nedenle de hekime başvuruyu çabuklaştırıyor.

Tedavide Neler Önerildi?
Merkeze başvuran 600 kişinin yüzde 36´sına bilgilendirme ve yönlendirme ile yardımcı olundu, yüzde 29´u uzmanlar tarafından cinsel terapiye alındı. Diğerlerine ise cinsel işlev bozukluğunun niteliğine ve nedenlerine yönelik çeşitli ilaç ve cerrahi  tedaviler uygulandı. Cinsel terapiye alınan kişilerin yüzde  75´inde düzelme sağlandı.

Uzmanların Önerileri
Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozukluğu Merkezi’nin uzmanları, cinsel işlev bozukluklarının çeşitli bedensel hastalıklar, ilaç, sigara ve alkol kullanımı ile depresyon gibi çeşitli psikiyatrik hastalıklardan kaynaklanabileceğine dikkat çektiler. Çoğu zaman cinsel sorunlarda , birçok zaman birden fazla bedensel ve psikolojik etkenin bir arada bulunduğunu belirten uzmanlar “Cinsel sorun yaşayan kişi ya da çiftlerin zaman yitirmeksizin hekime ya da tıbbi merkezlere başvurmaları ve çok yönlü, multidisipliner bir muayene, tetkik ve değerlendirmeden geçmeleri gerekiyor” diye konuştular.

Orgazmla İlgili 15 Çarpıcı Gerçek

Author: Zen

Share This Post On