Dilara Koçak’tan Ramazan Önerileri

Sıcacık pideler, kalabalık sofralar, çeşit çeşit iftariyelikler ve güllaç. Ramazan geliyor, sofralar şenleniyor.   Müslümanlar İslami takvimin dokuzuncu ayı ramazanda dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutuyor. Beslenme açısından en önemli nokta  sahura kalkılması koşulunun yerine  getirilmesidir. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısı değişiverir. Üç öğün olan günlük beslenme ikiye düşerken, özellikle kırmızı et, ekmek, pilav,makarna, hamur işleri, tatlı, börek tüketimi artar. Buna karşılık sebze, meyve ve beyaz et tüketimi azalır. Oysa, unutmamak gerekir ki ramazan, bayram, tatil ne olursa olsun günlük almamız gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları değişmez. Oruç tutmak sağlıklı müslümanlara farzdır; bu nedenle riskli grupta bulunanların mutlaka hekimlerinden izin alarak bu ibadeti yerine getirmeleri önemlidir.

Ramazanda kimler risk altında
-Kronik hastalığı olup sürekli ilaç kullanması gerekenler mutlaka ilaç saatleri ve dozuyla uzun süreli açlığı hekimlerine danışmalı.
-Emziren anneler ve hamileler için uzun süreli açlık önerilmiyor.
-Şeker hastaları, özellikle insüline bağımlı olanların mutlaka hekime danışması ve ardından bir beslenme uzmanı tarafından günlük beslenme planını alması gereklidir.
-Çocuklar günlük enerji kullanımı ve gelişmekte olan vücut yapıları sebebiyle bu yılki sıcak havalar da göz önünde tutulduğunda oruç tutmak konusunda riskli gruptadır. Özellikle dokuz yaşın altındaki çocuklar oruç tutmamalı.
-Seyahatte olanlar, akli dengesi ve  psikolojik durumu bozuk olanlar da oruç tutmayabiliyor.
-65 yaş üzerindekiler, böbrek hastaları ve diyalize bağımlı olanlarla, kan şekerinde ani düşme (hipoglisemi) sorunu olanlar oruç tutma konusunda risk altındadır.
-Mide ve bağırsak gibi sindirim  sistemi rahatsızlığı olanlar, uzun süreli açlık ve ardından boş mideye yenilen  yemekler sindirim   güçlüğü yaratabilir.

Oruç tutup Kilo Almamak İçin
-Sakın gece yatarken niyet edip uyumayın, mutlaka sahura kalkın.
-İftarda midenizi çok doldurup tüm gün yemeniz gerekenleri tek bir öğüne sığdırmayın.
-Bol su içmeyi unutmayın.
-Tatlı tercihlerinizi sütlü tatlı olarak yapın.
-Meyve ve sebze tüketiminizi artırın.
-Haftada iki kez sütlü tatlı tüketip diğer günlerde meyve veya kuru meyveyi tatlı olarak kullanın.
-İftardan 1- 2 saat sonra hafif yürüyüş yapmaya çalışın.
-İftariyelikler genelde yüksek yağ içerir, bu sebeple her gün tek bir seçim yapın. Örneğin bir gün tereyağı – bal diğer gün 2-3 dilim sucuk sonraki gün peynir-zeytin gibi.
-Yemeklerin suyunu tüketmemeye çalışın bu şekilde daha az yağ almış olursunuz.
-Yavaş yemeye çalışın ve mutlaka iyi çiğneyin.
-Sıvı ihtiyacını karşılamak için az şekerli komposto veya şeker yerine  bal ilave edilmiş soğuk içecekler  tercih edin.

Sahur Şart
Günlük hayatımızda nasıl azar azar, sık sık beslenmek gerekiyorsa ramazanda bunu sürdürmeliyiz. Gün boyunca alamadığımız besin öğesi ihtiyaçlarımızı karşılamak zorundayız. Bunun için öğün sayısı artırılmalı ve mutlaka sahura kalkılmalı. Sahurda bol su içilmeli, aşırı yağ ve tuzlu besinler tüketilmemeli. Sahurda sadece su içerek niyetlenmek veya gece yiyip yatmanın son derece zararlı olduğu unutulmamalı. Bu nedenle sahurda protein içeren süt içilmeli, yoğurt, peynir gibi gıdalar yenmeli, kan şekerinin düşmesini önlediği için yanına mutlaka ekmek eklenmeli. Yiyecek olarak da çorba, az yağlı yapılmış sebze, zeytinyağlı yemekler veya hafif kahvaltılardan birini seçmek en doğrusu olacaktır. Oruç tutulan günlerde yaklaşık 16 saat açlıkla karşı karşıya kalınacak. Bu süre içinde kan şekeri düşer. Eğer kişi sahura kalkmıyorsa kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar. Bu nedenle az ve sık beslenme ilkesi, kan şekerini dengelemek için mutlaka uygulanmalıdır.

Milliyet

Author: Zen

Share This Post On