Gülüş Tasarımında Son Nokta: Vizajizm

Güzellik ve estetik bir görünüm için sadece bizi rahatsız eden sorunu ortadan kaldırmak yeterli olmuyor, kusursuz sonuçlar yaratmak için bütünsel bakış açısı ile birbirine bağlantılı tüm noktaları ile almak gerekiyor. Böylece kişiye özel ve mükemmel bir görünüm elde etmek mümkün. İşte bu yaklaşımın, diş estetiğindeki yansıması da vizajizm. Gülüş tasarımında son nokta olarak ifade edilen Vizajizm hakkındaki bilgileri Estetik Diş Hekimi Güzide Öztürk aktarıyor. İnatçı mısınız uysal mı? Saçınızı nasıl tararsınız?  İfadeniz sert mi? Konuşurken mimiklerinizi nasıl kullanırsınız? Mesleğiniz nedir? Tüm bunların diş estetiği ile ne ilgisi var diyebilirsiniz. Ancak yanılıyorsunuz. Çünkü yapılacak gülüş tasarımını bunların hepsi etkiliyor. Diş estetiğinde de kullanılan bir yöntem olan vizajizm Fransızca visage yani “yüz” kelimesinden gelen kişiye özel gülüş tasarımı anlamına geliyor. Tıpkı modadaki  Haute Couture gibi. Vizajizmde standart tekniklerden farklı olarak; kişinin sadece dış görünüşü değil, psikolojik yapısı, davranış kalıpları ve yerleşik alışkanlıkları hatta saç tarama şekilleri bile çalışmalara dahil ediliyor. Estetik Diş Hekimi Güzide Öztürk yüz şeklinin,  ten renginin, gülünce dudağın aldığı şeklin, psikolojik yapının  bile incelendiğini böylece daha gerçekçi daha sağlıklı çözümler üretildiğini söylüyor. Örneğin: inatçı biriyseniz diş tasarımınız bu özelliğinize göre düzenlenir daha agresif hatlar ortaya konur. Ya da, “Aslında ben inatçı yönümü törpülemek ve daha ılımlı biri olarar görünmek istiyorum” diyorsanız farklı bir tasarıma sahip uygulamalar, daha yumuşatılmış hatlar içeren modeller üzerinde çalışılır. Dr. Güzide Öztürk; “Bu yöntemde önemli olan sizin hissettiklerinizin, duygularınızın yansıtılması ve ekibin de bunu hissedebilmesidir.” diyor.
Vizajizm’de Karar Süreci Önemli
Her bir kişiye yapılacak gülüş tasarımı farklıdır ve bazen sadece diş beyazlatma ile kişinin gülüş estetiği sağlanırken, bazen birkaç müdahale gerekebilir. Dr. Güzide Öztürk uygulamaya hastanın yüzünün fotoğrafı çekilerek başlandığını, hastayla temel karakteristik özelliklerini ve isteklerini anlamaya yönelik bir görüşme yapıldığını belirtiyor. Dr. Güzide Öztürk, tek başına bir dişin, tek başına bir burunun ya da tek başına bir kepçe kulağın düzeltilmesinin bazı durumlarda yeterli olmayacağını özellikle vurguluyor. 3 boyutlu gülüş tekniği ile hastalar kendileri için uygun seçeneğe, doktorlarıyla birlikte karar veriyor. Gerekirse 3 boyutlu görüntü üzerinde plastik cerrahla da konsültasyon yapılarak uygun alternatifler tespit ediliyor. Bu tür çalışmalarda yüz; yüzün bölgeleri; alın, burun, dudak ve çene bölgesi ile dişlerdeki altın oranlar gibi donelerin hepsi hastanın karakteri ve davranış kalıplarıyla ilgili ipuçları veriyor.
Sonraki aşamada ise; durumu daha net ortaya koyabilmek için resimler modeller üzerinde diş hekimi, plastik cerrah, hasta, hatta laboratuar, fikir alışverişinde bulunuyor. Kişiye özel yüz uygulamaları ve protezler; diş doktoru, plastik cerrah, hasta, laboratuar, hemşire gibi tüm bu konuda çalışanların katkısını içeren bir multidisipliner yaklaşım gerektirir. 3 boyutlu maketler ile mekanik estetik değil; kişinin ruhunu da, yapısını da yansıtan protezlerin-uygulamaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Hatta kişilerin günlük hayattaki davranışlarını da objektife yansıtmak daha yol gösterici olabiliyor. Burada amaç, standart bir biçimde herkeste aynı olan şeyleri fabrika gibi yaratmak, uygulamak aynı görünüşe sahip kişiler ordusu oluşturmak yerine; kişinin karakteristik özelliklerine uygun, onu o yönde motive edecek tasarımların ortaya çıkartılmasının sağlanması. Diş hekimliğinde son yıllarda öne çıkan diğer yöntemler ise “implant” ve “bonding”. Dolgular ve kaplama protezlerin dişlere mekanik olarak bağlanması yerine organik olarak bağlanmasını sağlayan Bonding yönteminin avantajını Dr. Güzide Öztürk şöyle açıklıyor: “Daha ince dolgular veya kaplamalar kullanabiliyoruz. Böylece hem daha az diş dokusu kaybolmuş oluyor, hem de daha estetik bir görüntü sağlanıyor. Porselen laminaların ve full porselenlerin hepsinin esas amacı, ana dişten çok daha az doku kaldırarak fonksiyonel ve estetik yapılandırmadır.”
Bu uygulamalarda kullanılan malzemenin kaliteli olması gerektiğine dikkat çeken Dr. Güzide Öztürk, özellikle implant konusunda, çok araştırma yapılmış, uluslararası garanti sertifikası olan markaları tercih ettiğini söylüyor. Çünkü piyasa da yüzlerce İmplant firması olduğunu ve bunların birçoğunun kısa süre sonra yok olup gideceğini ama 2-3 tane çok güvenilir markanın İmplant var olduğundan beri güvenle uygulandığını belirtiyor. İmplant’ın artik hemen hemen herkese kolaylıkla yapılabilen bir uygulama olması dolayısıyla da tercih edildiğini belirten Dr. Güzide Öztürk; “Kemik çok iyi analiz edildiğinde, alt ve üst yapı parametresine uygun yapıldığında implant kaybı çok nadirdir. Hastanın ağız hijyeni çok kötü olmadığı sürece ömür boyu rahatlıkla ağızda taşınır. Önemli sistemik rahatsızlıklarda (şeker ve kalp hastalarında) bile 15-20 senelik sorunsuz implantlar kaydedilmiş. Sonuç olarak implant,
alternatiflerinden çok daha uzun ömürlü bir uygulamadır.” diyor.

Author: Zen

Share This Post On